Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir işçinin şirket telefonundan yaptığı WhatsApp yazışmaları sebebiyle işten çıkarılmasının haksız olduğuna dair önemli bir karar verdi. Hakan Kaplan’ın 9 Nisan 2026 tarihli kararına göre, mühendis olarak çalışan bir birey, çalıştığı şirkette iş akdinin haksız yere sona erdirildiğini savundu. İşçi, kendisine tahsis edilen cep telefonunun kişisel verilerinin silinmeden alınarak okunduğunu, bu durumun kişisel veri ihlali oluşturduğunu belirtti. Ayrıca, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, prim, asgari geçim indirimi, kötü niyet tazminatı ve manevi tazminat talepleriyle davayı açtı.
Davalı şirket, işçiden zimmetindeki cep telefonunu istediğini, telefon üzerindeki incelemede işçinin şirket içindeki ve rakip firmadaki çalışanlarla yaptığı yazışmalarda şirket patronu ve meslektaşları hakkında hakaret içeren ifadelerin bulunduğunu ileri sürdü. Şirket, bu mesajların tutanak altına alındığını ve işçinin alacaklarının olmadığını belirtti. Bu nedenle davanın reddedilmesini talep etti.
Yerel mahkeme, davalı şirketin işçinin özel hayatına dair mesajları okuma, bu bilgileri kayıt altına alma ve iş akdinin feshi için bahane olarak kullanma hakkı olmadığını ifade ederek feshin haksız olduğuna hükmetti. Mahkeme, ayrıca işçinin WhatsApp mesajlarının okunmasının özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini tespit ederek, manevi tazminat talebini kabul etti.
Davalı şirketin istinaf başvurusu üzerine dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’ne intikal etti. Daire, yerel mahkemenin kararını hem usul hem de esas yönünden hukuka uygun bularak onayladı. Sonrasında, şirketin temyiz başvurusu Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, tarafların savunmalarını ve mahkeme gerekçesini değerlendirerek kararı hukuka uygun buldu ve onadı. Kararda, “Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca onanmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.” ifadeleri yer aldı.