Bülent Arınç’tan hükümeti askeri hastane çağrısı: Derhal açılmalıdır

Haber gorseli

15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra KHK ile kapatılan askeri hastanelerin açılması gerektiğini belirten Arınç, “Sanıyorum işte olağanüstü hal döneminde asker kelimesi geçen her şeyin bir şekilde tasfiye edilmesi gerektiği düşünüldü” dedi.

Bülent Arınç’ın konuya ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

Askeri hastaneler konusu beni geçmişten bu yana ilgilendiriyor. Bunun iki sebebi var. Bir tanesi benim merhum babam Jandarma Kıdemli Başçavuş İbrahim Arınç’tı. Biz hayatımızın her döneminde askeri hastanelerden istifade ettik. Babam emekli olduktan sonra da devam etti. Babamın tedavisi ve vefatı maalesef Manisa Asker Hastanesi’nde oldu. Perişan durumdaydı hastaneler, devlet hastaneleri de dahil ama kapısında 10 gün annemle birlikte beklediğimizi bitirim. Biz de onun evlatları olarak her zaman askeri hastanelerde tedavi imkanımız vardı. Bu açıdan bir bağlılığımız var.

İkincisi daha çok Ankara’daki Gülhane Askeri Hastanesi’ni biliriz. Çünkü orada tedavi olanları ziyarete giderdik. Kendimiz de bazen giderdik. Mesela Abdullah Gül Bey de orada tedavi oldu. Murat Sökmenoğlu orada tedavi oldu. Oranın doktorlarına çok büyük bir güven vardı. Yani gittiğimiz zaman tabii gazileri de ziyaret ederdik, askeri hastaneleri de ziyarete ederdik. Daha sonra sivile de kısmen açılmıştı. Oranın bütün branş doktorları Ankara’da ve Türkiye’de el üstünde tutulurdu. Şehirlerdeki askeri hastaneler de böyle.

“ASKER KELİMESİ GEÇEN HER ŞEYİN TASFİYESİ DÜŞÜNÜLDÜ”

Ama bildiğiniz gibi 2016, 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra arka arkaya çıkan Kanun Hükmünde Kararnamelerin bir tanesinde, şu anda numarasını hatırlamıyorum, askeri hastaneler de kapatıldı. Sanıyorum işte olağanüstü hal döneminde asker kelimesi geçen her şeyin bir şekilde tasfiye edilmesi gerektiği düşünüldü. Ama işin kötüsü bu Kanun Hükmünde Kararnameler meclisten de geçmek suretiyle kanun haline geldi. Yani olağanüstü hal kalktıktan sonra bu hükümler de yürürlükten kalksa mesele kalmazdı. Ama meclis onayından geçtikten sonra adeta bir kanun haline geldi.

“BÜTÜN BUNLARIN HEPSİNİN KAPATILMIŞ OLMASI ÇOK ACI VERİCİ”

Şu anda en son Sayın Bahçeli’nin bu konu üzerinde çok nefis bir konuşmasını ve tavsiyesini dinledim. Ona yürekten katılıyorum. Yani askeri hastanelere büyük bir ihtiyaç var. Aynı zamanda ben meclis başkanlığım döneminde de başbakan yardımcılığım döneminde de Bilkent’te gaziler için bir tedavi ve rehabilitasyon merkezi vardı. Oraya sık sık ziyarete giderdim, başlarında komutanları olduğu halde. Tabii terörle mücadelede yaralanmış, gözünü kaybetmiş, bacağını kaybetmiş, kolunu kaybetmiş pek çok aslan gibi askerimiz, komutanlarımız veyahut da subaylarımız orada bulunuyordu. Şimdi bütün bunların hepsinin bir şekilde kapatılmış olması çok acı veren bir olaydır.

“ASKERLERİN KENDİ HASTANELERİNDE TEDAVİ OLMASI GEREKLİLİKTİR”

15 Temmuz’un şartları içerisinde bir tedbir olarak düşünüldüyse buna eyvallah. Ama üzerinden 10 sene geçtikten sonra özellikle askerin maruz kalabileceği birtakım sıkıntıları, şikayetleri uzman doktorların nezaretinde kendi hastanesinde tedavi olmasını ben bir gereklilik olarak görüyorum.

Ne yapılabilir denirse, kanun hükmünde kararname kanun şeklinde de geldiği için Cumhurbaşkanının kendi kararnamesiyle bu iş düzelmez. Meclisten geçecek iki satırlık bir kararla, kanunla bu hallolabilir.

“VAZGEÇİLMESİNİ TEMENNİ EDİYORUM”

Sanıyorum bir konsensus da olacaktır mecliste. Sayın Cumhurbaşkanımızla AK Parti grubu da bunu tavsiye edebilir. Sanıyorum meclis tatile girmeden önce yapılacak işlerden bir tanesi de bu olmalı ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da bu şekilde dikkatini çekmek istedim. Ben bir asker çocuğuyum. Askeri hastanelerde içte ve dışta oldum. Bunun gerekliliğine inanıyorum ve 10 yıl sonra yapılmış olan bir işlemden bugünkü şartlar içerisinde vazgeçilmesini temenni ediyorum.

Berna Can: Son günlerde hatta bir haftayı geçkin süredir Ankara’da Güvenpark’ta gazilerimiz bir eylemdeler biliyorsunuz. Ve kamuoyunda da başta Yaşar Güler olmak üzere hem askeri kadrodan hem de AK Parti’den hiç birinin ziyaretlerine gelmediği konusunda serzenişleri var. Neden gitmiyorlar yanlarına? Bununla ilgili bir düşünceniz var mı? Yaşar Güler mi gitmeli yoksa vekiller mi gitmeli aslında? Öncelik kimin?

“MUHALEFETİN SAHİPLENMESİ CUMHUR’UN GERİ ÇEKİLMESİNE YOL AÇAR”

Bu yani Cumhurbaşkanlığı Hükümet Kabinesinin işidir. Eski Bakanlar Kurulunu kastetmiyorum. Dolayısıyla Cumhur İttifakı eğer böyle bir düzenlemeye uygun görmüyorsa taraf da olmak istemez. O yüzden zaten sadece muhalefetin bu işin sahiplenmesi bile Cumhur İttifakının kendisini geri çekmesine yol açmıştır.

ASTLAR VE ÜSTLER ARASINDA AYRIM MI VAR?

Bu meselenin iki yüzü var Berna Hanım, bir tanesi ben bir astsubay çocuğuyum. TEMAD diye bir dernekleri var Türkiye Emekli Astsubaylar Derneği, oraya da sık sık gelir giderler. Onlar da subay emeklileriyle astsubay emeklileri arasındaki derin uçurumlardan bahsederler. Kendileriyle ilgili bir düzenleme yapılmasını da isterler. Ben Meclis Başkanlığımdan bu yana bunu çok insani bulurum, doğru bulurum. Ama hükümetimiz aynı kanaate sahip olmaz. Yani aslık ve üstlük münasebeti bir şekilde kendi içerisinde de böyle bir sınıflandırmayı yapıyor. Astsubaylarla üstsubaylar arasında, üstsubayların daha üstsubayları da var, yani general ve üstünü kastediyorum. Mesela onların sağlık harcamaları vesaireleri de diğerlerinden çok farklıdır. Astsubayları kendi sınıfı içerisinde düşünürler, subayları kendi sınıfı için de düşünürler. Doğrudur, yanlıştır ama gerçek budur. Günün birinde astsubayların da hakları diğerlerinin seviyesine getirilsin diyen bir anlayış olursa o zaman mutlaka olacaktır. Ama hükümetimizin henüz böyle bir düşüncede olmadığını tahmin ediyorum.

“6-7 MİLYARA ÇÖZÜLÜR, BU BİZİM GÜNLÜK FAİZİMİZ”

İkincisi bu kardeşlerimiz de gazilikte astlık ve üstlük sınıfı olmaması lazım. Hayatını verircesine mücadelenin içerisinde olmuş, gözünün ikisini de kaybetmiş, bombayla, mayınla yaralanmış insanların ister er olsun, ister astsubay olsun, ister üstsubay olsun aynı haklardan eşit olarak istifade etmeleri gerektiğine ben şahsen uygun bulurum. Ama bu yine de belki plan bütçenin veyahut maliyenin kendi içerisindeki düşünceleriyle çatışıyor olabilir. O yüzden yapılacak bütün tekliflerin Cumhurbaşkanımıza, Maliye Bakanlığına yöneltilmesi lazım. Yani bunlar bir hesabı da gördüm, toplam 6-7 milyar civarında bir şey oluyor söyleniyor. 6-7 milyar bizim günlük faiz harcamalarımızdır. Ama Mehmet Şimşek ne yapsın diye de düşünebiliriz. Umuyorum ki her şey yoluna girdiği zaman bunlardan herhalde ihmal edilmiyor olacak.

Berna Can: Siz devletin hemen hemen her kademesinde gerek yönetici gerek içinde olan biri olarak görev yaptınız. Bugün sizin söylediğiniz gibi Meclise gelse ve bir kararnameyle askeri hastanelerin açılması konusunda adım atılsa; bu ne kadar zaman alır?

Kararnameyle değil kanunla. Üç günde çıkar. Hastaneler açılması kendi içerisinde artık onu Sağlık Bakanlığına ve Milli Savunmaya sormak lazım. Açılıyorsa açılır ama fiziki mekan, doktor ihtiyacı, bu tüm bunların herhalde bir envanteri yapılabilir. Her şeyle birlikte belki bir sene içerisinde bu işler yürürlüğe girer diye düşünüyorum. Daha da çabuklaşabilir, çünkü ellerinde bir envanter vardır.

yok

Author: Serkan Kurt