Devlet Opera ve Balesi, Atatürk Temalı ‘Yeniden Doğuş’ Operasını Repertuvardan Çıkardı: Tepkiler Büyüyor

Devlet Opera ve Balesi, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatını ve Milli Mücadele’yi konu alan “Yeniden Doğuş” operasını repertuvarından çıkardığını duyurdu. Samsun Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen bu eser, Atatürk’ün Türk opera tarihindeki ilk temsili olarak büyük bir öneme sahipti. İzmir’de bir süre sahnelenmesinin ardından, eserin yeni sanat sezonunda yer almaması, vatandaşlardan büyük bir tepkiyle karşılandı. Tepkiler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile CİMER’e yapılan şikayetlerle daha da arttı. Bakanlık tarafından verilen yanıtlarda “Gelecek yıllarda belki yeniden programa alınabilir” ifadesi kullanılırken, eserin bestecisi ve librettisti Tevfik Akbaşlı duruma isyan etti. Akbaşlı, “Bu ülkede bazı eserler, başarısız oldukları için değil, beklenenden fazla ilgi gördükleri için engelleniyor” dedi.

Kararın gerekçesi olarak, kendisine “Personelin Kuğu Gölü Balesi’nde görevlendirileceği” bilgisinin verildiğini belirten Akbaşlı, bu durumu eleştirdi. “Halkın vergileriyle, büyük emek ve masraflarla sahneye konulan, her gösterisi kapalı gişe oynayan ‘Yeniden Doğuş’ operası, ülke genelinde büyük bir seyirci talebine rağmen repertuvardan çıkarıldı. Türkiye’de daha önce defalarca sahnelenmiş klasik bir bale eserinin, bu topraklardan çıkan ve Kurtuluş Savaşı’nı anlatan özgün bir eserle değiştirilmesi, hem kültürel açıdan hem de şehitlerimizin ve Atatürk’ün hatırası adına son derece onur kırıcıdır” dedi.

Akbaşlı, durumun “utanç verici” olduğunu vurgulayarak, “Ulusal repertuvarımız, Milli Mücadele ruhunu yaşatan eserlerden ziyade sürekli tekrar eden klasik eserlere kurban edilmemeliydi. Yerli eserlerimizin daha fazla koruma ve destek alması gerekirken, Atatürk’ün eserinin kaldırılması, bir yerlere mesaj verme çabası mı, bunu bilemiyorum. Bu kararın planlı bir Atatürk karşıtlığına işaret edip etmediği de tartışılmalı” ifadelerini kullandı. Akbaşlı, Türk halkının, vergileriyle finanse edilen Cumhuriyet kurumlarının yönetiminde hangi zihniyetlerin olduğunu bilmesi gerektiğini ve demokratik sınırlar içinde bu kurumlara tepkisini göstermesi gerektiğini sözlerine ekledi.